Fotoğrafım
Çelişkisiyle güzel hatun! Akıllıca davranıp kalbini dinler. Bazen de dinlemez...

1/16/2011

** BİR BAŞKASI KONUŞUYOR, SÖZ HAKKI VERDİM **


Yeni şarkılar da buldum kendime ama kahve kokusundan vazgeçemedim hiç...
 Yağmur sesinden de... Yanan mumlarımdan da... 
Kağıtlar, kalemler... 
Onlara ihanetimdir bu.
 Açıklayamayabilirim de... 

Kendime ettiğim ihanetlerin yanında pek de sözü edilmez zaten... 
Belki de dramatize etmemeli ama hep sevdim trajedileri, elimde değil.

Kimbilir, rastladığım cümleler yüzündendir. 
Çünkü aslında mutlu uyumuştum dün gece, yüzümde tebessümle daldım uykuya, 
sabah da öyle uyandım. 
Belki biraz azalmıştı etkisi ama oradaydı tebessümüm, biliyorum. 

Sonra defterlerimi karıştırırken bir kitaptan aşırdığım o cümleye rastladım... 
Bayılmıştım betimlemeye... 
Yalnız da değildi, bir çok cümlesi beni kendine bağlamayı başarmıştı kitabın...

** " İyi uyudum çünkü mutsuzluğum da uyudu. Hiç kuşkusuz yatağın dibine kıvrılıp yatarak geçirdi geceyi. Ondan önce uyandım ve bir kaç saniye anlatılmaz bir mutluluk duydum. Gözlerini ilk sabaha açan, ilk insandım. 
Sonra mutsuzluğum da uyandı; hemen üzerime atıldı." **

Üzerimde yalnız huzur vardı oysa uyandığımda... 
Sabah ayazını özledim. 
Hastalandığımdan beri yapamadığımdan biraz iyi olmanın mutluluğuyla dışarı attım kendimi... Yürüdüm durdum, hayaller kurdum... 
Geleceğim yaklaşıyor... 
Kolay mı! 

Sonra yine aklıma takıldı bir şeyler. 
Hep olur. 
Buna alışmış olmaya güldüm bir zaman...
Nelere gülüyorum! Delirsem yeri! 
Tabi komik gelmez artık sıradan dünya halleri... 

Sonra akşam oldu yine... 
Akşam olunca, bir şey oluyor. 
Yüreğimi is kaplıyor sanki, "buğu"lu bir karanlık... 
Kötü değil de kekremsi... 

Defteri elime aldım yine, cümleler dizmişim birbiri ardına, hiçbiri benim değil. 
Sonra yine aynı yazarın bir başka cümlesine kalkmış kaşım... 
Hemen iz bırakmışım kısa tarihime...

Gözyaşlarının tadı nasıl aynıysa aslında yaralar da çok farklı değil. 
Ve bence... 
Ki bu başlı başına yazmak istediğim başka bir konu ama;
 kanayan yerinden sevmeli insanı, İclal'in de söylediği gibi...


Anladım ki; satırlarca kurduğum cümleler, aslında duymak istediklerimdi... 
Duydum. 
Kalbim kırıldı... 
Nasıl mı?

 Michel Tournier yeterince açık anlatıyor;

** " Seviyorum ve seviliyorum. 
Aynı kişi söz konusu olsaydı,
 mutluluğa ererdim... " **


Basit, değil mi?... 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder