Bir derin nefes almak ve vermek zamanı kadar bir süre...
Ancak o kadar olmuş olabilir üç hafta değil... Değil...
Sanki kilometrelerce yürümüş gibiyim... Oysa yatağımdan dışarı çıkmadım çoğu zaman... Her yer köpek balığı, çıkamazdım... ( Bu benzetmemi yeryüzünde bir tek kişi biliyor mesela, bunu seviyorum... )
İfadelerim şaşırıyor, ne desem bilemiyorum, anlatacak, "anlam"landıracak cümlelerim kaybolmuş, saklanmış...
12 yaşında böyle hissettirmemişti... Zorlanmamıştım bu kadar karar verirken. Kolaydı bir şekilde...
Gençlik!
Şimdi yine biliyorum adım gibi, bundan on yıl sonra nerede olmak istediğimi, nerede olacağımı... Tüm ihtimalleriyle... Bu iyi, "bu/ğu" iyi...
Her şeyi ama her şeyi içime attım bunca gün... Biriktirdim sanki... Dikkatimi dağıtmasınlar diye...
Ne istediğimi biliyorum şimdi, cümlelerim nereye gidecek biliyorum.
Mesela artık başlıyorum, cidden... İlk cümlesi hazır bile... Hatta birden fazla "ilk cümle"ye sahip sevgili kitabım, kitabımız... Üç arkadaşız zira, kalem bende olsa da! Ah... Bana çok iyi davranmak zorundalar... Gerçi birinin avukat, diğerinin de istediğinde tam bir baş belası olduğu gerçeğini aklımda tutarsam sürekli, uslu olabilirim daima! Ama kimi kandırıyorum ki, birbirimizi bunca seviyorsak, sınır tanımayışımızdan, bağıra çağıra kendi yollarımızı bulduğumuzdan... Öyle bir hikaye anlatacağım ki, asalarımız olmasa da ortalığı sallayacak... Birimiz alnında şimşek şeklinde yara izine de sahip değil ama kalplerimiz var... Göreceksiniz... Kağıt kesiği diye geçiştirdiğimiz sıyrık(!)lar, nasıl da ölümcülmüş... Sonradan fark etmiş de oralı olmamışız yine, hayat devam etmiş... Falan filan...
Sonra, gidiyorum, evet gidiyorum... Hatta sabırsızlıkla geçsin aylar diye bekliyorum, başlasın artık hayatım! Çok koşayım, çok yorulayım... Yatağa girdiğimde gece, sabaha karşı hatta bazen... Yastığa düşmeden, düşlerde kaybolayım... Bir kaç saat sonra yine tüm enerjimle, küfrederek ama mutlu uyanayım, çok seveyim işimi! Belki uzun bir süre başka hiçbir şeyim olmasın ama yetsin... Dostlarımın yakınımda oluşu yetsin... Telefonlarla avunmayalım artık, kendimi bir yanlarında bulayım iş çıkışları...
Tabii yine İrlanda'ya kaçma planları yapayım... Daima sürsün... Bir gün biri beni kaçırana dek oraya... Girip aklıma, kanıma...
Ben son 3 haftada...
Köpekbalıklarından korkmamak dışında, onları sevmeyi öğrendim... Adamı terk ettim diyemem ya, güvenle huzurla bırakabileceğimi fark ettim... Cennetimde sıkıldığımı... Cehennemimin hakkını verdiğimden orda da sıcaktan çok bunaldığımı anladım. Teoman şarkıları ve onları birlikte dinlediğim insanların yardımıyla... Farkında bile olmasalar da hatta!
Kahraman da kahraman dedim durdum... Sırf biri de beni kurtarsın diye hayatımdaki insanları kurtarmaya çalışmaktan yoruldum... Salağımdır zira! Cidden! En iddialılarından hatta bazen... Ki şarkı söylemek dışında iddiasız yaptığım iş yok. Gün gelir o konuda da güvenirsem kendime, yan dünya!
Demem o ki...
Yalnızım diye sızlanıp durduğum her an için... Beni inatla yalancı çıkardılar. Hem de hiç farkında olmadan... Çünkü olsun diye değil, hali hazırda öyle olduklarından...
Sevgili kahramanlarım! Sizi bir gün uzun uzun, cümlelerce anlatacağım... Yazarken, karakter yaratmak için çıldırmama gerek kalmayacak... İyi ki! İyi ki... Ömrümdesiniz... Bıraktığınız her iz, hazine gibi!
Belki aşk yok henüz hayatımda... Belki Mr. Darcy karizmasına sahip olsa bile sırf eğlenmek için kirpiklerine rimel sürmeme izin verecek biri yok cidden... Olsun. Bir gün, çıkar gelir bir yerden. Acelesi yok.
Hem zaten... Neyse!
Şimdi paylaşmak istediğim bir şey var ki...
Mutluysam, iyi ki varsınız diye!
Son bir aydır, karın ağrısı olduğumun farkındayım!
Pişman değilim.
Her halimi çekmenize aşığım. Her halinizi çekmeye aşık olduğum kadar...
İyi ki! Varsınız...
Teoman müziğe dönsün ya da dönmesin... Hayatla başa çıkmanın bi' yolunu bulurum.
Ama "olmadan olmaz"larım var. Sabancı'dan zenginim. NET!

Hakikaten isimle özdeşleşmiş yazınız..Benimde kendime ait köpek balıklarım var.Hatta hepsini toplasam bir düzine muz kabuğu eder..Belki bunu da yeryüzünde tek kişinin bilmesi de sevindirici olabilir..
YanıtlaSilBen yine de pek açıklayacı olamayan yorumum için özür dilerim ve yazınızın güzel hatırlatmaları için ayrıca teşekkür ederim.
Aslında anlamlandırma çabası bende ki... Sevdiğim, değer verdiğim insanları özel kılma arzusu... Herkes her şeyi tüketirken bir hızla, ben elimden geldiğince savaşıyorum bununla, hepsi bu.
YanıtlaSilNazik yorumunuz için, ben teşekkür ederim...