Fotoğrafım
Çelişkisiyle güzel hatun! Akıllıca davranıp kalbini dinler. Bazen de dinlemez...

1/02/2012

** Melankolik Diyorlar Bana, Desinler Değişemem! **

Öz Hakiki Hangover İftiharla Sunar!

Saat 9...
1 Ocak 2012...
Uyandım...
(Ayıldım!)
Yatıyorum, yumuşacık yastığım, yorganım... Gözlerim pencerede, kar yağıyor! Yılbaşı sabahı bembeyaz Ankara!
Ama bir şeyler garip... O koltuğa nasıl yattığıma dair hiçbir şey hatırlamıyorum. Çantam yanımda, açık. Carmen içinde. Fotoğraflara bakayım diyorum, hafıza kartı yok! Telefonumu arıyorum. O da yok. Ama televizyonun kumandası bende!
Onunla mesaj atmaya kalkmamış olmayı umarak doğruluyorum. Midem felaket, başım dönüyor ama nasıl keyifliyim...
Yanıma bakıyorum.
Sevgilim de yok!
Sonra sakinleşiyorum, çünkü zaten bir sevgilim yok...

Odada bir de kaplan olsa... Tamam, Hangover'ın devam filmindeyim diyeceğim...

Evde herkes uyuyor ama Özüm ve Ebru yok.
Yok oğlu yok yani...
Sonra telefonumun başucumda olduğunu görüyorum. İki de mesajımla beni bekliyor...
Kimden olduğunu söylemem.
Seval'i arıyorum, yan odada, o da uyumuyor. Gelip beni kurtarıyor. Hafıza kartım çantamda, Özüm ve Elif diğer arkadaşlarda, Öz'ün alerjisi tutunca geçmişler oraya, ben o sırada çoktan uykunun sıcak kollarında...
Dokunmamışlar bana... Kıyamam!
Akşamı hatırlayıp hatırlayıp gülüyoruz!
Hafızam kare kare yerine geliyor, oturuyor taşlar...
Ne eğlendik!
Kahkahalarla girdik yeni yıla!

Geçen seneden eser yok şimdi ruhumda...
Drama Queen'lik kariyerime ara vermeye karar verdim. İçim karardı.
Depresyonum da sıkıldı zaten. Uğramıyor nicedir. Yani işte 3 gündür falan...
Uzun bir süre...
Demem o ki; iyi yıllar herkese!

İlk iş günümün son saatlerinden selam ederim. Hava karardı. Güzel, soğuk bir kış akşamı şimdi Ankara...
Çıkıp en sevdiğim caddelerden birine doğru yürüyeceğim, buzlanmış yollarda kayıp düşmemeyi umarak. Canımın içiyle buluşacağım sonra, işe başlamışken ıslatmalı.

Hayır, yalnızca kahve içeceğim. Valla!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder