Rüzgara kapılmış gibi...
***
Saçlarım sonunda duştan sonra tam da dilediğim gibi buluyorlar kendi şekillerini...
Örnek almalıyım onları.
Oysa ben de yüreğim de...
Rüzgara kapılmış gibi...
***
Gün doğmamıştı henüz.
Şehrin ışıkları ve boğaz ve gökyüzü ve insanlar...
İnsanlar dolusu yalnızlıklar...
Görkemli.
Aydınlanırken gün, bir binanın yüksek bir katından, en sevdiğim gibi, hep sevdiğim gibi, izliyorum 7 tepeli bir şehri...
Öz şehrim...
Uzağım...
Ne güzelsin!
Eşyalarım darmadağın...
Çıkıp yürümeli...
"Eteklerimde bir yığın yaprak..."
Çıkıp yürümeli...
"Bakıp semaya, ağlayarak..."
Yürümeli, yalnız.
***
Müzik karışıyor kalabalığa...
Ben yarın gece eve dönüyor olmanın huzurundayım...
Bu şehri, dokunmadan seviyorum.
En sevdiğim filmler gibi...
John Keats'ın şiirleri gibi...
Bir yıldız kayıyor... Parlak.
Oturuyorum baharlar içinde. En kara kış mevsimde.
Verilmiş kararlarım, yüzümde tebessüm... Annemi hatırlarım... Yılbaşlarını... Her yıl kendiyle nasıl da barışırdı...
Yeni kararları... Annemin kızıyım...
Boynuz kulağı geçse bari...
Yeni yıl dileklerimi hazırlıyorum yine, huylu geçmiyor bir türlü huyundan.
Mumlarım içinde dilek biriktiriyorum...
Koşmaktan, terlemekten, fark etmemişim.
Yıl bitiyor...
Hem de nasıl!
İyiyim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder