Önemli günleri atlamazdım.
Atladım.
"İyi kızlar günlük tutar, kötü kızların buna vakti olmaz"
Diyordu bir yerde...
Okumuştum.
Üşengeç olanlar için de bir şeyler söylenmeli...
Herkesin yaftalandığı bir dünyada sahipsiz kalmamalıyım bu konuda...
3 gün önce doğum günümdü ve haliyle evet kutlu doğum haftasındayız.
Ömrümün en güzel doğum günlerinden biriydi.
23 yılda 3 falandır o da belki zaten...
Sadece mutluydum o gün. Başka hiçbir şey değil.
Yalnızca mutlu...
Öyle günlerini severim ömrümün.
Devrik cümleleri sevdiğim kadar...
Bana düzenli ve güvende hissettiriyorlar...
Cümleler önemlidir.
Cümleleri olmalı önce insanın...
Derim hep.
Öyle güzel cümleler oldum ki, olmuşum ki, henüz gördüm anladım, bir şeyleri doğru yapmış olmanın o saf sevincindeyim.
Naif... Kendince... Öyle bir hal...
Güzel.
Günlük değişti.
Yeni bir defterim var şimdi, her sene olduğu gibi.
Bu kez farklı bir şey seçtim.
Defterlerimle aramdaki o garip bağdan bir oyun uydurup.
Bakalım.
Bekleyip göreceğiz.
Uyandığım bu sabahın kör saatinde, her şey için fazla duygusuz ve uykuluyum.
Bugün için bu ruh hali fazla yanlış...
Kendime dönmek üzere, masal diyarıma gidiyorum şimdi...
Sevgili bilinçaltım, hasretle kendine çekiyor beni.
Bekletmemeli...
Bekletmeler, en sevmediğim.
O'na olan sevgimi tüketen...
Çünkü o hep bekleten...
Gelmesin...
(Bir gönülsüz 'gelme'yi daha böylece tükettik... Hayırlar, uğurlar...)
Yazacaklarım var, anlatacaklarım...
Bekleyecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder