İçimde çalan şarkılar var.
Kimseye söylemediğim...
Dinleyene kadar geçmeyen...
Sarılana kadar soğumayan o garip yumru gibi... İçimi acıtan, kemiren...
Ama sevdiğim...
Bir şey, var!
***
Bir garip bahar, her bahar kadar...
Kar atıştırıyordu bu sabah.
Ben babetlerimle yürürken caddede...
Topuk seslerimden geriye yalnız ayaklarımın sızısı kaldı.
Günün ilk saatlerinde, dünya daha güzel bir yer.
Geçen pazar fark ettim.
Pazar günlerini hiç sevmem.
Yine de günün ilk saatlerinde dünya, daha güzel bir yer.
Suskunluklarım çoğalıyor yine...
Hiç de fena sayılmaz oysa hayat...
Peki bu, kekremsi tat niye?...
Sinmiyor içime bir şeyler...
Oturmuyor...
Muhtelif sancılar...
Bir takım Teoman şarkıları...
Kış ardından, sonbahar mıydı gelen?!
Karıştırdım.
***
Her şey birbirine karışırken, ben neden karışamıyorum ki...
Dokunamıyorum ki...
Değiştiremiyorum ki...
***
Göğüs kafesimde, yere paralel bir kesik var sanki...
Biri kalbimi çıkarmaya çalışırken, yanlış kesmiş gibi...
Bir çizgi halinde, bırakmış sonra, tüm yığınları...
Üst üste binmiş her şey...
***
Göğüs kafesleri, tehlikeli...
***
İçimde bir göğüs kafesine yerleşip, özgürleşme düşü...
***
İstikrarlı olarak saçmalıyorum.
Hayattaki duruşum bu.
Biri de bu yani işte...
Hayat zaten, bir durma hali, akan onca şeye rağmen.
Duruyoruz.
Ama zaman...
O fena...
Durmuyor o...
Beynim zonkluyor...
***
Aslında sadece havada yağmur kokusu, benimse uykum var.
Dün çok çalıştım.
Çok yoruldum.
Sonra merdivenlere oturdum, dinlendim.
Merdivenleri severim.
Çıkmak inmek değil mesele...
Tahtlar bile saçma, merdivenler varken...
Bence benim, kafamın içinde filler, dans ediyorlar.
Korkarım İrlandalı olmalılar.
Ve bu düşük bir cümle.
İçime sinmedi hiç.
Ama yorgunum.
Ama uykum var.
Ama özledim.
Ama bir sürü bir şey...
***
Bir "gündüz rüyası"nda, kaybolasım var...
Aklımda henüz tanıştığım, dar sokaklar...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder