Mevsimler geçiyor...
Mevsimlerden geçiyorum.
Hiçim...
Gözledim dalıyor...
Gözlerim doluyor...
Kalıyorum.
Öylece...
Eski şarkılar, yeni şarkılar... Sadece şarkılar...
Bildiğim şarkıları söylüyor bilmediğim insanlar...
Hala hiç...
Uzaklara gittim.
Sisli bir akşamüzeriydi...
Yalnızdım.
Yapayalnız...
Bir meydanda...
Etrafımda insanlar, bilmediğim dilleri konuşuyorlar...
Hayatımda hiç... ama hiç... o anda olduğu kadar "ev"de hissetmedim!
Ne kahvem vardı, ne rüzgar, ne yağmurum...
Yalnız sis...
Yalnız ben...
Evdeyim.
Evdeydim...
***
Yazmadım.
Yazamadım... Çoktandır.
Ne zaman denedimse alıp elime kalemi, sen geldin aklıma, o geldi sonra ve diğerleri bir hızla...
Kafesinde tutsak olduğum göğüs... Yılların masalı kalp atışları... Bir varmış... Bir de baktım yok...
Binlerce mazeretin ardından, sendin, oydu ve diğer herkes içime akan gözyaşlarının sebebi...
***
Verilmesi gereken kararlar kapımda...
Yüreğim çocuk oysa hala... Korkuyorum.
Şaşırtıyorum herkesi...
Asıl beni gördüklerinden beri.
Evet, beceremediğimde olur her şeyi, bende korkarım...
Ama hallederim de.
Yine de yardım edebilirsiniz, sorun yok.
Direnirim, direnmem demiyorum ama yardım edebilirsiniz...
Sanırım...
Yapabiliyorsanız...
***
Bir yıl daha bitiyor...
İlk haberini vereyim...
Bu blog ömrünü tamamlıyor.
Defterlerim gibi... Her yıl biriken sıra sıra...
Son kayıtları bu alanın da...
Yenisi gelir mi gelmez mi bilmem.
Anlatacak hikayelerim var elbet, becerebilirsem dışıma çıkmayı...
Görebilirsem ne var ne yok...
Bir liman bulup da demirleyebilirsem...
Anlatacak bir hikayem var, sonunu bilmediğim...
Bir süre daha da bilmek istemediğim...
***
Mevsimler geçtim...
Aradım hep...
Şimdi kış...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder