" Yağmur yağıyor sanırım... Yalnızım... Etraf kapkara, mum ışıkları yetmiyor yolumu bulmama... Nedenini bilmediğim bir ağlamak içimde... Sense çok uzaklarda... " - 2004
2004... 2011... Onca yıl...
Değişmedi hiç yüreğim... Boyundan büyük acır daima...
Sevdiği uzağındadır daima...
Özler, çok özler daima...
Yakın düşmandır sanki, uzak güvenli... Bir biçimde.
***
Yağmur yağıyor şimdi... Takvim haziran ortasını geçti.
Öyle bir yağıyor ki, düşüncelerimi bile duyamıyorum sesinden...
Onca zaman sonra değişen yalnız yağmurun şiddeti sanki.
Yağmuru; severim.
***
Aynı pencere önünde yazıyorum yine... Kahvem... Kırmızı ağacım...
Saçlarım artık ağacımla aynı renk değil.
***
"Ev"de hissetmiyor sanki artık göğüs kafesimde, yüreğim.
Bu iyi mi, değil mi bilemedim...
***
Gök gürültüsü bastırıryor tüm sesleri...
Gök gürültüsü hiç korkutmadı beni...
***
Yazın bir türlü gelmeyişine üzülenlerden değilim.
Sıkıldığım oluyor yağmurdan... Güneşi sevdirecek kadar olmasa da...
Bu daimi sonbahar hali, ruhuma huzur...
***
Eskilerden bir film bulmalı şimdi beni, alıp içine; sakin... o dünya da büyütmeli.
Bu dünya çok gaddar, çok yabani...
Benim gibi bazen, bazen değil gibi...
***
Yerini yadırgıyor hatıralarım sanki... Günlerdir gürültüyle yer değiştiriyorlar beynimin içinde.
Yağmur yavaşlıyor, belli belirsiz yine...
Hatıralarımın sesi çıkıyor yüzeye...
Geçen zaman... Gelen zaman... Yer açıyorlar kendi içinde. Ben karışmıyorum.
***
Olması gerektiği gibi olsun her şey, uğraşmıyorum.
***
Kimi kandırıyorum?!
***
Bir şarkıya ihtiyacım var.
Yeni...
Kahraman...
Güçlü...
Huzurlu...
Tek başına, bulamıyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder