Fotoğrafım
Çelişkisiyle güzel hatun! Akıllıca davranıp kalbini dinler. Bazen de dinlemez...

8/31/2011

** Öncesi... **

Güzeldir... Ankara'da... Son bahar...
Bir kaç gün önce, bir yaprak daha düştü önüme, hızla yürürken. Durdum...
Oradan oraya savruk ruhum...
Yorgun...

"Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm..."
Hayır, onun için değil bunca satır.
Yanlış dileklerime...
Aşık olmayı değil, aşkı yaşamayı dilemeliydim...
Oysa karanlıktan korkan bi' çocuk gibi hep yalnızlığın görkemli ışığına kaçtım.
Ruhumu görecek olsa biri, bin pişman edip, kayboldum.
Kendime oyunlar uydurdum.
Bu şehir...
Bu şehir değil artık dileğim... Bu şehirde! Değil...
Gitmeli, daha kalabalık yalnızlıklara...
Gitmeli, kendim gibi kaybolmuş ruhlara...
Saklandığım yerde bulacaksa biri beni, saklanacak yer ararken, burada değil.
Biliyorum.
Üç harfli her şeyi, hala çok seviyorum...

Gitmeli...
Eve gitmeli...
Evim neresi bilmiyorum...
Seymen'im de yok, "seni evine götürmeye geldim." diyecek, kendim bulacağım.
Sonra yolda karşılaşırsak onunla, gelmedi diye çok kızacağım.
1-0 yenik başlayacak benimle savaşmaya...
Umarım öyle güçlü biridir ki, ikna eder beni savaşmam gerekmediğine, her şeyin yolunda olduğuna, kalbimin atabildiğine...
O zaman omuzları geniş olmasa da olur ama olsa daha iyi olur...
Güvende hissettiriyor...

Ama bunlar değil asıl mesele!
Vaktidir, vaktimdir!
Aylardan Eylül! En sevdiğim...
Dost sohbetlerim kadar, kendime rastladığım sokaklar, kitaplar, şarkılar kadar...
Film karakterlerim... En çok, Holly kadar!
Elizabeth kadar!
Jane kadar...
Söz versem de bu yıl yok, tamam, diye!
Eylül'e Aşk ve Gurur yakışır...
Mr. Darcy sendromum okusam da okumasam da sürüyor nasılsa...
Bulacağım... Bulduğumda ona anlatacak hikayelerim olsun diye böyle...
Bir başka cümlem daha var ama onu çok sonra yazacağım...
Bütün bunlara kadar erkeğim, Nihat Doğan'dır! :D

Varsa yoksa aşka bağladımsa...
Eylül, aşktır, ondandır!
Yoksa, o kadar da mühim değil...

Saçlarım artık kırmızı ağacımla aynı renk değil...
Kendim gibi.
Ruhum da öyle, yorgun değil eskisi gibi...
Derin ayrılıkların acısı bir yıldır derdim. Haklıymışım yine...
Daima olduğum gibi... Bunu sevmiyorum ama kurtulamıyorum da...
Gözlem...
Neyse...
Bir yıl bitiyor...
Yine Eylül...

Bu kez fazla borçlu bana...
Ama tutar sözlerini, güvenirim ona...
Kendim kadar, kendim gibi...
Olduramıyorsa, bir nedeni vardır daima, kalbimin kabul edeceği...

Eylül!
Geldi!
Mutluyum...

Bu geri kalan her şeyi uğurlamak için.
Eylül ritüelim, cümlelerim... Bunlar değil.
Öylesine sadece...

Eylül büyülüdür!
Dokunduğunda ruhuma yazacaklarım var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder