Etkilenmeyi bıraktım bir zaman; olandan bitenden...
Bir sürü film izledim, yeni şarkılar, şarkıcılar keşfettim, yazarlar tanıdım, cümlelerinde kayboldum... Bıraktım dünya hallerini, bitmek bilmez kavga halini...
Sıkıldım...
Bu çok sıkıcı! Hissetmeden, kaybolmadan ara sokaklarında ruhumun, hiç yara almadan yaşamak... Çok sıkıcı...
Lojmanlardan nefret ederdim, küçükken... Dikenli tellerden, korunaklı bölgelerden... Yaşamak, hissetmeden, ne boş!
Benden uzak dursun öylesi... İstemem...
Eğer bütün bunları fark etmemiş olsam...
Dün karşıma çıkan o ses, "hadi, gel!" dediğinde, bahanelerimi sıralar, çıkmazdım evden...
Tüm miskinliğim ve filmlerim ve müzik arşivim benimleyken ne gerek var ki sokaklara karışmaya!
En yakın arkadaş ile kahve keyfine üşenen bu bünye, benim değildi...
Hazırlanıp çıktım...
Güzel dünüm, nasıl iyi geldin!
Bahar geldi... Bugünün gri gökyüzüne inat, aydınlık yüreğim...
İçimde bir neşe...
Aklımda türlü hınzırlıklar...
Hayır, yazmam gereken haberi hala yazmadım, daha önemli işlerim vardı;
*Duvarları silmek,
*Saçma sapan bir dizinin son sezonunu bitirmek,
*Bir zaman kıpırdamadan pencereden dışarıyı izlemek,
*Kahve yapmayı düşünmek,
*Kahve yapmak,
gibi...
Listemi kabartırken, "neden yazmıyorum ki?!" dedim birden... Klavyeye de ısınmış olurum...
Haber beni çağırıyor!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder